100 Karayolu Hendek Kargalıhanbaba Köyü yakınlarında 45 yıl önce 11 Ağustos 1965 tarihinde meydana gelen Türkiyenin en korkunç trafik kazası’nda üzerlerine asit dökülerek can veren 18 kişinin toplu olarak gömüldüğü yerde yapılan Türkiyenin ilk ve tek trafik şehitliğinin acı hikayesi duyanların büyük üzüntü yaşamına neden oluyor
Her gün binlerce araçın gelip geçtiği karayolu kenarındaki trafik şehitliğinin unutulmaya yüz tutmuş korkunç bir hikayesi var..
Karayolunun hemen yanında yoldan 30 metre içeride yol kenarında daha sonra yapılan köy caminin bahçesinde bulunan mermerden yapılmış üzerinde ‘Trafik Şehitliği’ yazan anıtta buraya gömülen 18 kişinin isimleri ortadaki mozelenin yanındaki kitapta yazıyor
Anıttaki kitaplıkta feci kazada feci şekilde ölen Sabri Üstün, (1920) Cazibe Üstün(1930) Mustafa Tüfekçi(1925) Canibe Tüfekçi (1939) Cavidan Üstün (1949) Cahit Üstün(1950) Müfit Tüfekçi(1953) Mithat Tüfekçi(1955) Erol Akman (1941) Figen Subaşı Erdoğan Subaşı, Ahmet Battal, Seniha Yücel, Semiha Altınok, Hurşit Özcanlı, A.Reşat Böhrent, isimleri yazıyor..
Yaşı 60’in üzerinde olan çevre sakinlerinin gelip geçerken dua ettikleri ancak yoldan geçen sürücülerin farkında bile olmadıkları Türkiyenin ilk ve tek Trafik şehitliği tam 45 yıl önce 11 Ağustos 1965’de bir otobüs kazası sonrasında kazada yakınlarını kaybedenler tarafından yapıldı.
Kazada korkunç bir şekilde yaşamını yitiren 25 kişiden 18 yola dökülen asitten cesetleri tanınamaz hale geldiği için toplu olarak buraya gömüldükleri için trafik şehitliği yapıldı.
Çevre sakinlerinin güçlükle hatırladığı Trafik şehitliğinde gömülen 18 kişinin can verdiği kazada 11 Ağustos 1965 tarihinde meydana geldi.
Ankaradan İstanbula hareket eden Civan Turizme ait Özdemir Süer idaresindeki 22 AD722 plakalı yolcu otobüsü Hendek Kargalı arasında gece saat 03.15 de şaftı kırıldığı için yol kenarında duran ve sinyal lambasını yakmış olarak duran asit yüklü kamyona çarptı. İddialara göre çarpmada karşı istikametten gelen bir otobüsünde farlarını yakması da rol oynadı. Farlardan kurtulan Civan otobüsü birden bire yolun sağındaki kamyonla karşılaştı. Şoför direksiyonu sola kırmasına rağmen çarpışmayı önleyemedi. Kamyon sağ tarafa yatarken kamyondaki asitler yere aktı ve otlarda parçalanan otobüsün arka tarafı tutuştu
Gece uyku sarsıntıdan uyanan yolcular otobüsün yandığını zannederek büyük bir telaşa kapılarak pencereden ön kapıdan kendilerini yere atarak kurtulmak istediler.Atlayanlar hendeğe yuvarlandılar.
O tarihteki gazeteler kazayı şöyle yazdı.
“Burada toplanan ve kamyondan üzerlerine akan asitlerden paramparça olarak öldüler
Yananların feryadı kesif asit kokusu ve duman etrafı bir mahşer yerine getirdi. Olay yerine gidenler ilk anda etleri tamamen yanan ve tanınmaz hale gelen 18 kişinin cesetiyle karsılaştı
Hendek 476 Ulaştırma Taburu mensupları yetişerek derhal yaralıları kurtarmaya çalıştılar. Kurtarılan 20 kişi hastanelere nakdedildi. Bunlardan 7si hastanede öldü ölü sayısı böyle 25 e çıktı.
Kazada aralarında hakim jandarma üstteğmen ve 4 yaşındaki küçük kızınında aralarında bulunduğu 18 kişinin cesetleri asitten tamamen yandı. Kaza sırasındaKendilerini yanan otobüsten sağ kurtarmak için dışarıya atan ve bilmeyerek asit dolu ölüm çukuruna yuvarlanan facia kurbanlarından 18’inin cesetlerinin tanınmayacak parçalar kalmıştı. 20 kadar köylü ceset parçalarını toplayıp gömdüler. Yıllar sonra da oraya Trafik şehitliği yapıldı